Gazete Fikir

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Açıklıyor

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Açıklıyor

Gazete Fikir Gazete Fikir -
51 0
genetik bağlantı - Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Açıklıyor

İZMİR – Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, farklı organlarda görülen meme ve prostat kanserleri arasındaki önemli genetik ortaklıklara dikkat çekti. Yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri, bu iki kanser türünün beklenmedik bir şekilde birbirleriyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.

BRCA Mutasyonları: Ortak Risk Faktörü

Prof. Dr. Burak Turna, özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların, hem kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri riskini artırdığını hem de erkeklerde daha genç yaşlarda agresif seyirli prostat kanseri gelişimine zemin hazırladığını belirtti. Bu durum, aile öyküsünün genetik değerlendirmelerde neden bu kadar kritik bir rol oynadığını da ortaya koyuyor.

Aile Öyküsü Genetik Değerlendirmede Kilit Rolde

Uzmanlar, ailede erken yaşta veya agresif tipte meme kanseri teşhisi konmuş bir bireyde BRCA mutasyonu saptanması durumunda, erkek bireylerin de prostat kanseri açısından genetik taramaya tabi tutulması gerektiğini vurguluyor. Benzer şekilde, metastatik veya yüksek dereceli prostat kanseri tanısı almış bir babanın kızının da meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler açısından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu karşılıklı ilişki, genetik bağlantı konusunun ne kadar kapsamlı olduğunu gösteriyor.

Prof. Dr. Turna, “Bu genetik bağlantıların anlaşılması, bireylere özel sağlık stratejilerinin geliştirilmesi açısından hayati önem taşıyor. Kişiye özel tedavi ve önleme yöntemleri için bu bağlantıları bilmek şart.” ifadelerini kullandı.

Kanser Türleri ve Yüksek Sıklık Oranları

Türkiye ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, her 8 kadından birini yaşamı boyunca tehdit ediyor. Erkeklerde ise en yaygın kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, yaşam boyu görülme riski %12-15 seviyelerinde seyrediyor. Bu yüksek oranlar, iki kanser türünün altında yatan ortak genetik etkenlerin daha derinlemesine incelenmesini zorunlu kılıyor.

Genetik Analizlerin Kapsamlı Rolü

Prof. Dr. Turna, genetik analizlerin yalnızca bireysel riskleri belirlemekle kalmayıp, erken tanı stratejilerinin oluşturulmasında da kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Ayrıca, bu analizlerin gereksiz tedavilerin önüne geçilmesine, aile bireylerinin risk düzeylerinin doğru bir şekilde belirlenmesine ve PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavilerin planlanmasına olanak sağladığını ekledi. Bu durum, kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Genetik bağlantılar sayesinde daha etkili tedavi yöntemleri geliştirilebiliyor.

Sonuç olarak, meme ve prostat kanserleri arasındaki bu beklenmedik genetik bağın aydınlatılması, hem erken teşhis hem de daha etkili tedavi stratejileri geliştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak görülüyor. Gazetefikir.com.tr olarak, sağlık alanındaki bu önemli gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir